Başarılı Bir Blog İçin 5 Altın Tavsiye!

Başarılı Bir Blog İçin 5 Altın Tavsiye!

Demek blog açmak istiyorsunuz. Harika bir işe kalkışıyorsunuz. Bundan emin olabilirsiniz. Blog hayatını 8 yıldan beri yakından takip eden ve bu işte 4 yıldan beri profesyonel adımlar atmaya çalışan ben; size bir kaç tavsiye vermek istiyorum. Burada elbette bunu yazın, bu işte para var; böyle yaparsanız, kesin gelir elde edersiniz gibi söylemlerle, süslü cümleler göremeyeceksiniz. Sadece ve sadece gerçekler yazılacak.

Ayrıca yeni başladığım bir projeye ne kadar vakit ayırdığımı, ne kadar harcama yaptığımı ve sonrasında bu işten ne kadar gelir elde ettiğimi göstereceğim sizlere. Bakalım blog açmak o kadar da karlı bir şey miymiş?

Başkalarının yaptıklarına odaklanmayı bırakın

Biraz geçmişe gidelim. İllkokul yıllarına dönemlim. Aramızda annesi ya da babası şunu söylememiş biri var mı?

“Sınavdan kaç aldın?” peki filancanın oğlu/kızı kaç aldı?

İddaaya girerim yoktur. Bu dönemlerden hepimiz geçtik ve maalesef başkalarının başarıları sürekli pembe dizi gibi bizlere sunuldu.

O günlerdeki mantık aslında blog hayatına farklı bir şekilde yansımış bulunuyor. Sektörde başarılı insanları bulmak mümkün. Gerçekten başkalarının görmediğini görmüş, özel olarak kendini belirli bir kategoride geliştirmiş ve işini de severek yapmaya çalışan kişiler var.

Burada kendimize sormamız gereken sorular dallanıp, budaklanıyor.

  • Evet gerçekten güzel yazmış adam. Acaba bu işten ne kadar kazanıyor?
  • Abi biliyor musun, ABC adamı XXX işinden bu kadar kazanıyormuş, nasıl yapıyor acaba? En bombası da…
  • Bakın işte adamlar bunlar, siteleri de ABCD, ben de bu işe girmek istiyorum. Ne yapmam gerek?

Buradaki sorular aslında boşu boşuna sorulmuş; tabiri caizse, oldukça aptal sorular. Biri bir işi yapıyor diye, aynı işten sizin de gelir elde edeceğiniz diye bir garanti yok. Olamaz.

Ali Ağaoğlu mütahit diye herkes ev dikemez. Siz A’iken B olamazsınız. Bu çok zor.

O nedenle network mantığı ile hareket eden ve “bakın bunlar yapmış, siz de yapabilirsiniz” hikayeleri uyduranlara itibar etmeyin. Kendinizi kandırmayın. Başkalarının yaptıklarına odaklanmayın. Öncelikle ne yapmak istediğinize karar verin.

Ne üzerine yazacağınıza karar verin

Blog hayatının devamlılığı bu işi sevmekten geçiyor. Zorlama ile olmuyor. Aramızda birçoğumuz bir heves ile geldi buraya, biliyorum. Hevesiniz 3-5 ay içerisinde yok olacaksa, lütfen kendinizi boşa yormayın ve vaktinizi bu işlerle öldürmeyin. Yeni açılan bir sitenin ilerlemesi, sıralamada gelişme göstermesi ve sonrasında da maddi bir dönüş getirmesi en az 6 ay kadar sürüyor.

Bu mini-riski alıyorsanız, sıkıntı yok elbette. Şimdi devam edebiliriz.

Bilgisayar mühendisliği okuyup, yemek tarifi sitesi açmak isteyen?

Dikiş nakış kursundan sonra, makyaj blogları da iyi para kazandırıyor mu acaba? diye düşününler! Burda bir sıkıntı var.

Öncelikle söylediklerim yanlış anlaşılmasın. Yapamazsınız demiyorum. Dikkat ederseniz, severek yapamazsınız diyorum. O nedenle burada benim amacım sizi severek yapabileceğiniz kategoriye yönlendirmek olacaktır.

Ne istediğini bilen biri olarak elde edeceğiniz şeyler:

  • Sıkılmadan iş yapacaksınız. Doğal olarak buna iş demek doğru olmaz.
  • Sevdiğiniz işte gelişimi online hayata aktardığınız için, eriştiğiniz kitle git gide büyüyecek.
  • Büyük kitleler, beraberinde getireceği büyük değişim ve gelişim anlamına geliyor.

İşte sevdiğiniz işi yapmak bu maddelerden ötürü çok önemli. Ve yine elbette taktir sizin.

Bir dakika durun!

Peki nasıl yazacaksınız? Bu konuya uzun uzadıya değinemem. Herkes okuyabilir ancak herkes yazamaz. Lakin yazı yazma ve yazıyı projelendirme konusunda tavsiye isteyenler hemen burada yer alan kitabı alıp, okusunlar. Garantili. %100 çalışıyor.

 

Dönüşüm değerlendirmesi yapın ve reklam türleri hakkında bilgi sahibi olun

Aradan bir süre geçti ve sitemize sürekli yazılar yazıyoruz. Böyle bir durumda hitap ettiğimiz kitle bize yakınlaştı ve samimi bir ortam kurmaya başladık. Şimdi ise yaptığımız işten nasıl gelir elde ederiz konusuna odaklanmamız gerekecek.

Zira kuru kuruya çalışma yapmak yerine, emeğimizi kapitale çevirmek ve bu kapital ile bir kahve içip yanında havuçlu kek yemek harika olur.

Ziyaretçi sayınıza ve hitap ettiğiniz kitleye göre her zaman satış ortaklığını; tıklama başına gelir elde edebileceğiniz Adsense’i ve uygulama üzerine bir siteniz varsa, kurulum başına ödeme imkanları sunan reklam türlerini seçebilirsiniz.

İlk dönemlerde reklam türlerini deneme yanılma yöntemi ile A/B testine tabi tutun. Hemen en üst seviyeden giriş yapmak zorunda değilsiniz. Sitenizin kapital temelinizi sağlam atmak için, zaman harcamak ve tüm reklam türlerine özel çalışma yapmanız gerekecek. Bu zaman alacak.

Sitenizi güncel tutun

Bu maalesef zorunluluk haline gelen ve bazen de canınızı sıkacak bir durum. Sitenizde çok kaliteli yazdığınız makalelere güvenmeniz hiç doğru değil. Eğer ki belli başlı makalelerden gelir elde ediyor ve sadece bunlara güveniyorsanız sıkıntı büyük. Bu mentalite ile hareket edenler genelde yeni makale arayışına girmiyor ve belli bir süre sonrasında tıkanıyorlar.

Ayrıca unutmayın! Rakipleriniz var ve sizi yerinizden edebilirler.

Emek verip yukarılara taşıdığınız bloğuzu eğer ki 1 haftadan daha uzun süre ilgisiz bırakırsanız, sıralamalarda ciddi düşüşler göreceksiniz.

Kendimden örnek verecek olursam…

Eğer ki çalışmalarıma bir hafta ara vereyim, günlük tıklanma 100-150 kişi düşüyor ve doğal olarak bu da gelire olumsuz yansıyor. Demem odur ki: blog maalesef açtım bıraktım mantığı ile sürdürülebilir ortam değil. Sürekli yenilenmek ve yeni içerikler bulmak zorundasınız.

Yakın zamanda ne demek istediğimi anlayacağınız bir grafiği burada bulacaksınız.

Arama motoruna değil kullanıcılara yazın

En sinir olduğum noktalardan bir tanesi. Maalesef bazı yazarlar tam bir pazarlamacı kafası ile hareket edip, okuyucuları düşünmüyor. Burada sorulması gereken iki soru var:

  1. Eğer ki arama motoru için yazıyorsan yazılarını, ve kullanıcılar da okuduğunda sıkılacaksa, neyi pazarlayacaksın?
  2. Yine potansiyel para harcama ihtimali olan kişinin okur kitlesinden olacağını var sayarsak, ve bu kişi yazdıklarınızı okuyamayacaksa, ziyaretçiyi sayfada nasıl tutmayı düşünüyorsun?

Sorular böyle akıp gider.

Elbette kendinizi ve arama motorlarını çok basit şekilde kandırabilir ve üst sıralama çıkabilirsiniz. Ancak olay ziyaretçide ve alım gücü olan okur-yazarda bitiyor. O nedenle ne kendinizi, ne arama motorlarını ne de ziyaretçileri kandırın.

Anı fazla düşünüp geleceğe odaklanmamak ve profesyonel adımlar atmamak ileride size büyük bir çelme takabilir. Takacaktır da. Bundan emin olabilirsiniz.

Toparlayacak olursak

Sizlere bu yazımda blog açma seviyesine gelmiş ve ilk adımları atmak üzere olan arkadaşların dikkat etmesi gereken noktaları tavsiyeler şeklinde sundum. Başkalarının yazıklarına özenmeden, ne yazacağını bilen, projesini dikkatlice geliştiren, yavaş yavaş kitle sahibi olan ve bu kitle ile gelir elde etmek isteyenlere altın tavsiyelerde bulundum. Kalitenin ilk kapitalin son odak olduğu bu makale umarım işinize yaramıştır.

Yazar : Ahmet DURMAZ

2 üzerinde düşünceler “Başarılı Bir Blog İçin 5 Altın Tavsiye!

  1. Halil - 11 Kasım 2017 at 21:54

    yararlı bilgi edinilebilecek yazı olmuş başarılı teşekkürler.

    Cevap Yaz

Bir cevap yazın